9 Eylül 2007 Pazar
Autoplay Media Studio v6.0.2.0
Hazırladığı menülerin özellikleri:
-Çalıştırılabilir tuşlar
-Ses özellikleri
-Web linkleri
-Dosya yazdırma, görüntüleme
-Çoklu sayfalar oluşturabilme
Bunun yanında, video desteği, hazır galeriden seçim yapabilme, çoklu renk, yazı tipleri, ses desteği, tam ekran kipi, 1000 sayfaya kadar menü ekleme vb. özellikler programın diğer göze çarpan özellikleri.
Profesyonel menü hazırlamak isteyenler kaçırmasın. İyi çalışmalar.
Programı İndir
v6.0.2.0 yükseltmek için pacth
v6.0.2.0 crack
8 Eylül 2007 Cumartesi
Lyrics Maker
Programı İndir
7 Eylül 2007 Cuma
5 Eylül 2007 Çarşamba
Sahte Windowsu Orjinal Yapma
Arkadaşlar bu ilaç ile windowsunuzu orjinal yapabilir ve windows media player 11, İnternet Exporler 7 gibi programları kullanabilirsiniz. Bilgisayarınızın güncellemelerini rahatlıkla yapabilirsiniz. Resimli anlatım linkin içindedir ;)
Bilgisayar çalışırken çıkan sorunlar
Ekran şiddetli şekilde titriyorsa ne yapılması gerekir?
Monitör, bilgisayar başında saatlerce çalıştıktan sonra göz ağrılarına yol açacak şekilde titriyorsa, görüntü tazeleme oranı çok düşük ayarlanmış olabilir.
Çözüm: Görüntü tazeleme frekansı, monitörün ekran görüntüsünü ne sıklıkla yeniden oluşturacağını ifade eder. 85 Hertz iyi bir seçim, ancak belli bir ekran tazeleme hızı atayabilmek için monitör
modelinin sisteme doğru tanıtılmış olması gereklidir.
1- Sağ fare tuşuyla Windows masaüstündeki herhangi bir boşluğa tıklayın ve açılan menüden Özellikler’i seçin.
2- Monitör-Değiştir ve "Tüm Donanım’ı göster"i seçtikten sonra listeden monitör modelini seçin. Aradığınız modeli bulamadıysanız sol pencereden Standart Monitör Türleri’nden Tak ve Çalıştır Monitör’ ü seçin. Tamam ve Kapat’a tıklayın
3- Ekran Kartı sekmesinden resim tazeleme hızını 85 Hertz’e getirin. Değişiklikleri Tamam’a tıklayarak onaylayın. Yeni düzenlemelerin geçerli olabilmesi için Windows’un yeniden başlatılması
gerekecektir.
CD/DVD sürücü CD’yi dışarı çıkartmıyorsa...
Sürücü içerisinde bir CD var ancak bilgisayarınız çekmeceyi dışarı çıkarmayı reddediyor. Sürücünün çekmecesi sıkıştığından ne CD sürücüsü üzerindeki eject tuşuyla ne de yazılım yardımıyla CD’ye ulaşamıyorsunuz.
Çözüm: Bu ve benzeri durumlar için pek çok sürücünün üzerinde bir delik yer alır. Herhangi bir atacı bükerek açın ve sürücünün ön yüzündeki küçük deliğe sokun. Çekmece biraz dışarı çıktıktan
sonra onu dikkatlice dışarı çekin. Bilgisayar kapalı olsa bile aynı yöntem uygulanabilir.
Kolonlarınız sessizliğe büründüğünde...
İyi bir hoparlör sistemine sahip olmanıza rağmen kolonlardan hiç ses gelmiyorsa kolonlar ses kartına doğru bağlanmamış olabilir.
Çözüm: Ses kartlarının tamamı, görünümleriyle birbirinden ayırt edilemeyen en az üç 3.5 mm girişe sahiptir. Bunlardan biri mikrofon, biri müzik seti gibi harici cihazlar, diğeri de PC kolonları
içindir. Girişler farklı renklerle birbirinden ayrılmışlarsa kolonlar yeşil renkteki girişe bağlanmamalı. Üretici firma,ses kartı girişlerini farklı renklerle işaretleme zahmetine katlanmamışsa PC’nizin arka yüzünden girişlerin adlandırılıp adlandırılmadığını kontrol edebilirsiniz. Audio out veya speaker, hoparlörü işaret eder. Bu denemeden de sonuç alamazsanız ses kartının veya PC’nin kullanım kılavuzundan faydalanın. Doğru girişi bulabilmek için diğer bir çözüm CD’yi çalmaya başlamak ve bu esnada tüm girişleri sırayla denemek.
Müzik CD’lerini çalarken hiç ses gelmiyorsa...
CD-Sürücüyü kullanarak müzik CD’si dinlemek istiyorsunuz ancak hoparlörlerin çalıştığından ve doğru bağlandığından emin olduğunuz halde hiç bir ses duyamıyorsunuz.
Çözüm: Bilgisayarı kapatın ve kasayı açın. CD-Sürücünün bir kabloyla ses kartına bağlandığından emin olun. Kastedilen kablo her iki tarafında da dikdörtgen girişleri olan bir ses kablosu.
Eğer bu kabloyu sürücüyle beraber edinemediyseniz bilgisayarcınızdan bir kaç milyon lira karşılığında satın alabilirsiniz. Kablonun bir ucunu ses kartı üzerindeki CD-in yuvasına yerleştirin. Diğer ucu ise CD sürücünün ilgili girişine takın. Müzikler artık ses kartı üzerinden kolonlarla dışarıya verilebilir.
Sistem sık sık çökmeye başladığında...
Tanımlanamayan sebeplerden dolayı Windows ekranı donuyor veya işletim sistemi sürekli olarak çökmelere sebep oluyor. Sorun çıkaran yazılımları yeniden kurmuş olmanıza rağmen Windows güvenli çalışmıyor.
Çözüm 1: Öncelikle işlemcinin yeterince soğutulup soğutulmadığını sınamalısınız. İşlemci, bilgisayar çalışırken fazla miktarda ısı üretir. Bu ısı bir soğutucuya aktarılarak işlemcinin sağlıklı çalışması sağlanır. Soğutucunun fanı çalışmasını aksatırsa işlemci aşırı derecede ısınır. Bu durum sistem çökmelerinin gizli sebebidir. Soğutucunun üzerinde, dönmesini engelleyebilecek düzeyde toz birikmesi fanın çalışmasını güçleştirir. Bilgisayarı kapatın ve kasayı açın. İşlemcinin
üzerindeki fanın dönmeyi engelleyecek düzeyde kirlenip kirlenmediğine bakın. İhtiyaç halinde soğutucuyu pamuk çubukla dikkatlice temizleyin.
Çözüm 2: Soğutucu kusursuz çalışıyorken de işlemci aşırı ısınabilir. Sebep soğutucunun ve işlemcinin üst yüzeylerinin pürüzsüz olmamasından kaynaklanıyor olabilir. Soğutucunun,işlemci yüzeyiyle tam temas etmediği durumlarda yüzey soğutulamaz. Soket işlemcilerde,ısıyı düşürmenin
farklı yolları var. Bir kaç milyon karşılığında ısıyı iyi ileten bir macun alın. Bu macunu işlemci ve soğutucu arasına sürerek ısının soğutucunun tüm yüzeyine daha iyi şekilde iletilmesini sağlayın:
Soğutucuyu işlemciye sabitleyen metal kenetleri açın ve işlemci üzerine ısıyı ileten macunu sürdükten sonra soğutucuyu eski yerine yerleştirerek, işlemciyi yerine sabitleyin.
Ekran kartından istenilen çözünürlük elde edilemediğinde...
Monitörünüz daha yüksek çözünürlük ve renk derinliklerini gösterebilecekken 640*480 çözünürlükte ve 16 renkte çalışıyor. Sebep ilk PCI slotundaki kartın, AGP slotundaki ekran kartıyla çakışması olabilir. Bu durumda her iki kartta aynı PC kaynaklarını kullanmaya çalışacağından çakışmayla karşılaşılır.
Çözüm: Bilgisayar kasasının vidalarını çıkarın ve birinci PCI slotunun dolu olup olmadığını kontrol edin. Birinci PCI slotu AGP slotunun hemen yanındaki kart yuvasıdır. Eğer öyleyse PCI kartını kasaya sabitleyen vidaları çıkarın ve kartı bir diğer boş PCI slotuna yerleştirin. Windows, yeniden başlatıldığında bu PCI bileşeninin sürücü CD’sini talep edebilir. Kartın yerini başarılı bir şekilde değiştirdikten sonra kasayı kapatın ve bilgisayarı başlatın.
CD yazıcı yazma işlemini yarıda bırakıyorsa...
Data veya müzik CD lerini kopyalamak istiyorsunuz ancak veri akımı sekteye uğradığından yazma işlemi yarıda kalıyor.
Çözüm: Yazma işlemi sırasında başka programlar kullanıyorsanız bunları kapatmalısınız. Görevini arka planda yerine getirenler de dahil olmak üzere tüm programları sonlandırın. Arka planda
çalışanları durdurmak için görev çubuğu üzerindeki sembollere sağ fare tuşuyla tıklayın ve programı kapatın. Burn-Proof teknolojisine sahip bir CD Yazıcı satın almışsanız bu problemle bir daha karşılaşmayacaksınız demektir. Yeni CD Yazıcılar yazma işleminin yarıda kalması halinde yeterli büyüklükte veri, yazıcının ara belleğine aktarıldıktan sonra görevine devam ediyor. Yazma işlemi kaldığı yerden devam ettiğinden yarıda kalan kopyalamalar ve yanan CDler tarih oluyor.
WindowBlinds Enhanced 5.50

Windows’un görünümünden sıkıldıysanız bu program tam size göre…
# Arayüze komut ekleme
# İlerleme animasyonlarını değiştirebilme.
# Görsel tasarımları renklendirebilirsiniz.
# Kaydırma çubuğu ve diğer denetimleri değiştirebilirsiniz.
# Windows 98 ve Me için destek alabilirsiniz.
İndir
Solucan ( Worm ) nedir?
Solucan da, virüs gibi, kendisini bir bilgisayardan diğerine kopyalamak için tasarlanmıştır ancak bunu otomatik olarak yapar. İlk olarak, bilgisayarda dosya veya bilgi ileten özelliklerin denetimini ele geçirir. Solucan bir kez sisteminize girdikten sonra kendi başına ilerleyebilir. Solucanların en büyük tehlikesi, kendilerini büyük sayılarda çoğaltma becerileridir.
Örneğin bir solucan, e-posta adres defterinizdeki herkese kopyalarını gönderebilir ve sonra aynı şeyi onların bilgisayarları da yapabilir. Bu, domino etkisinin getirdiği yoğun ağ trafiği işyeri ağlarını ve Internet’in tümünü yavaşlatabilir. Yeni solucanlar ilk ortaya çıktıklarında çok hızlı yayılırlar. Ağları kilitlerler ve olasılıkla sizin ve başkalarının Internet’teki Web sayfalarını görüntülerken uzun süreler beklemenize yol açarlar.
Solucan, Virüslerin bir alt sınıfıdır. Bir solucan genellikle kullanıcı eylemi olmaksızın yayılır ve kendisinin tam kopyalarını (olasılıkla değiştirilmiş) ağlardan ağlara dağıtır. Bir solucan bellek veya ağ bant genişliği tüketebilir, bu da bilgisayarın çökmesine yol açabilir.
Solucanlar yayılmak için bir “taşıyıcı” programa veya dosyaya gereksinim duymadıklarından, sisteminizde bir tünel de açabilir ve başka birinin uzaktan bilgisayarınızın denetimini eline geçirmesini sağlayabilir. Yakın geçmişteki solucanlara örnek olarak Sasser solucanı ve Blaster solucanı verilebilir.
bilisimterimleri.com
Bellek nedir?
1 Bit 0 ya da 1′den (kapali devre=0, açik devre=1) olusur.
1 BYTE 1 karakter’dir.
1024 BYTE = 1 KiloByte’dir. (KiloByte = KB)
1024 KB = 1 MegaByte’dir. (MegaByte = MB)
1024 MB = 1 GigaByte (GigaByte = GB)
1024 GB = 1 TeraByte (TeraByte = TB)
Bilgisayar içinde RAM ve ROM bellek olmak üzere iki çesit bellek bulunur.
ROM BELLEK ” Read Only Memory ” Sadece okunabilir bellektir. Bu bellek üretici firma tarafindan hazirlanmistir. Bilgileri okunabilir fakat üzerinde bir degisiklik yapilamaz. Bu bilgiler makineyi kapatma veya elektrik kesintisinden etkilenmezler ve silinmezler. Kullanici tarafindan verilen komutlari isleme koyar. RAM bellege göre oldukça pahalidir.
RAM BELLEK “Random Access Memory”:
Rastgele erisimli bellektir. Istenilen bölgesine bilgi depolanabilir, silinebilir, okunabilir, degistirilebilir. Yalniz elektrik kesintisi veya makineyi kapatma durumunda tüm bilgiler silinir. 1 MB, 4 MB, 8MB, 16 MB, 32 MB, 64 MB,…
Boyutuna Göre RAM Bellekler:
30 pinli SIMM Bellek: Eski bilgisayarlarda kullanilirdi. 486′lardan sonra üretimden kalkti. RAM bellegin ana karta baglandigi yerdeki pin sayisi oldukça ufakti ve küçük boyutlu bir bellekti.
72 pin SIMM Bellek: Pentium II’lerle birlikte üretimden kalkti. Ana karta baglandigi yerdeki dis sayisi 72 idi.
168 pin DIMM Bellek: Günümüz ana kartlarinda bu 168 disli bellekler kullaniliyor. EDO ve SDRAM bellek modellerinde bu boyut kullanildi.
Üzerindeki Yongalara Göre RAM Bellekler:
Standart RAM Bellek: Piyasadan kalkti, üretimi yok.
EDO RAM Bellek: DIMM boyutunda olanlari vardi. 50-60 nanosaniye (ns) hizindaydi. Bunlar da piyasadan kalkti, üretimi yok.
SDRAM Bellek: 10-12 ns hizinda olanlarla piyasaya girdi. Daha sonra 100 MHz veriyolunu kullanan islemcilerle birlikte PC/100 standardinda, 6-8 ns hizinda olanlari çikti. PC/133 bugün yaygin sekilde kullaniliyor.
RDRAM Bellek: Pentium IV ana kartlar bu türü desteklemektedir.
Özelliklerine Göre RAM Bellekler
Pariteli RAM Bellek: Bilgi 0 ve 1′ler halinde bellege ulastiginda fazladan bir yonga ikili sayi düzeninde hesap yapip toplam rakam yanlis gelirse veriyi geri gönderip tekrar hesap yapilmasini sagliyor.
Hata Düzeltmeli (ECC RAM) Bellek: Yanlis bilgiyi anladiginda hatanin hangi 0 ve 1 de oldugunu çözüp düzeltiyor.
SPD’li RAM Bellek: Özellikle 100 MHz veriyolunu kullanan sistemlerde bellekteki yongaya ugrayip hal hatir soruyor, yonganin hiz ve özelliklerini ögreniyor. Ana kart bunu destekliyorsa gerekli bilgileri kullanarak komsu RAM’ler ile arabuluculuk yapiyor.
Yakin gelecekte, ana kartlarda 133 MHz’lik veri yolu kullanilmaya baslandiginda ayrica RAMBUS DRAM (RDRAM) bellekler de kullanima geçecek. SDRAM’in üzerine kondugu plakaya DIMM deniyordu. Yeni plakalara RIMM denecek. Öncelikle 72 disli SIMM’den 168 disli DIMM’e geçerken oldugu gibi.
pcnet..
Ekran Kartı
Hemen hepimizin bilgisayar almaya kalktığımızda ilk seçtğimiz parçalardan biri de ekran kartıdır ama sadece işlemci, bellek ve sabit diske bakarak bilgisayar seçtiğimiz günlerin üzerinden o kadar da uzun yıllar geçmedi. Şimdi yeri geldiğinde bir bilgisayar parası verebildiğimiz ekran kartlarına biraz yakından bakalım.Ekrandaki Görüntü Nasıl Oluşur?
Monitörünüze yeteri kadar yakından bakarsanız görüntünün çok küçük noktalardan oluştuğunu görürsünüz. İşte bu noktlara görüntünün en küçük birimi olan piksel diyoruz. Her pikselin kendine ait renk ve yoğunluk bilgileri vardır. Daha genel bir tanımla piksel için ekranın bağımsız olarak kontrol edilebilir en küçük parçası olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu piksellerden binlercesi bir araya gelerek ekrandaki görüntüyü oluşturuyor.
Çözünürlük
Çözünürlüğün görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktör olduğunu söyleyebiliriz. Çözünürlük, ekrandaki görüntünün kaç pikselden oluşacağını belirler ve yatay ve dikey piksel cinsinden belirtilir (800×600,1024×768 gibi). Çözünürlük arttıkça görüntü birbirinden bağımsız olarak kontrol edilebilen daha çok pikselden oluşur ve görüntü kalitesi de yükselir.
Windows 95 ile hayatımıza giren “scaleable screen objects” teknolojisi sayesinde çözünürlük arttıkça ekrandaki kullanılabilir alan da artar. Windows ekranında çözünürlük ne olursa ekrandaki nesneleri oluşturan piksel sayısı değişmez. Çözünürlük arttıkça pikseller de küçüleceği için nesneler daha az yer kaplar ve masaüstündeki kullanılabilir alan çözünürlükle doğru orantılı olarak artar.
Çözünürlük arttıkça yükselen görüntü kalitesinin de bir bedeli var tabi ki: Çözünürlük yüseldikçe kontrol edilmesi gereken piksel sayısı ve dolayısıyla da gerekli işlem gücü, ayrıca bu piksellerin bilgilerini tutmak için gerekli bellek miktarıyla onların transferi için gereken bellek bant genişliği artar. Bu yüzden de performans düşer. Kullanmak istediğiniz çözünürlüğü hem ekran kartınız desteklemeli, hem de monitörünüz fiziksel olarak gerekli sayıda pikseli ekranda oluşturabilmeli.
Renk Derinliği
Piksellerin kendilerine ait renklerinden bahsetmiştik, piksellerin alabileceği renkler kırmızı, yeşil ve maviden türetilir. İşte renk derinliği bu renklerin miktarını belirler. Renk derinliği ne kadar artarsa her pikselin alabileceği renk sayısı artar, renkler gerçeğe daha yakın olur.
Renk derinliği bit cinsinden belirtilir, işlemcilerle ilgili yazımızda bitlere kısaca değinmiştik. Her bit 1 ve 0 olarak iki değer alabilir. 8 bit kullanıldığında bu bitlerden 28 = 256 kombinasyon üretilir. Aynı şekilde 8 bit renk derinliğinde de her piksel için 256 renk kullanılabilir.
İnsan gözünü aldatıp ekrandaki görüntüyü gerçek gibi göstermek için kullanılan üç rengin de (kırmızı, yeşil ve mavi) 256`şar tonu gereklidir, bu da renk başına 8 bitten 24 bit yapar. Bu moda True Colour (Gerçek Renk) adı verilir. Fakat çoğu güncel ekran kartı görüntü belleğini kullanma yöntemleri yüzünden pikselleri bu modda göstermek için 32 bite ihtiyaç duyarlar. Kalan 8 bit alpha kanalı (piksellerin saydamlık bilgisini tutar) için kullanılır.
High Colour (16 bit) modunda ise yeşil için altı ve maviyle kırmızı için de beşer bit kullanılır. Yeşil için 64, maviyle kırmızı için de renk başına 32 farklı yoğunluk vardır bu modda. Renk kalitesinde 32 bite göre çok az fark olsa da piksel başına 4 yerine 2 byte (8 bit = 1 byte) hafıza gerekeceğinden 32 bite göre performans avantajı sağlar.
256 renk (8 bit) modu ilk duyuşta size renk fakiri izlenimi verebilir fakat renk paleti denen bir yöntemle bu 8 bit olabilecek en verimli şekilde kullanılarak renk kalitesi biraz arttırılır. Renk paletinin mantığı söyledir: Kullanılacak 256 renk gerçek renk modundaki 3 bytelık renklerden seçilir ve bu renklerden bir renk paleti oluşturulur. Her program ilgili paletteki 256 renkten istediğini seçip kullanabilir. Böylece örneğin kırmızı için iki, mavi ve yeşil için de üçer bit kullanılarak elde edilen renklerden daha canlı renkler elde edilebilir ve elimizdeki 8 bit en verimli şekilde kullanılmış olur.
En çok kullanılan üç renk modunu tanıdık, peki ekran kartımız üretemediği renklere ne yapıyor? Sistemimizin 256 renge ayarlı olduğunu fakat 16 bitlik bir resim dosyası açtığımızı varsayalım. Bu durumda hazırdaki renklerin değişik kombinasyonları kullanılarak üretilemeyen renge yakın bir renk oluşturulur ve bu renk üretilmesi gereken rengin yerine gösterilir. Buna dithering denir. Tabi ki dithering yöntemiyle elde edilmiş bir resmin kalitesi orjinal resme göre göre çok daha düşüktür. pclabs.gen.tr
2 Eylül 2007 Pazar
Sepultura Full Albümler

Morbid Visions/Bestial Devastation 1986
http://rapidshare.com/files/21503083/Se1986.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21504552/Se1986.part2.rar
Schizophrenia 1987
http://rapidshare.com/files/20410851/Se1987.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20415240/Se1987.part2.rar
Beneath the Remains 1989
http://rapidshare.com/files/20433462/Se1989.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20435175/Se1989.part2.rar
Arise 1991
http://rapidshare.com/files/20424249/Se1991.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20426524/Se1991.part2.rar
Chaos A.D. 1993
http://rapidshare.com/files/21513543/Se1993.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21517974/Se1993.part2.rar
Roots 1996
http://rapidshare.com/files/21541968/Se1996.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21544144/Se1996.part2.rar
Under a Pale Grey Sky 1996
http://rapidshare.com/files/21631836/SeU1996.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21635648/SeU1996.part2.rar
The Roots of Sepultura 1996
http://rapidshare.com/files/21568240/SeR1997.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21563582/SeR1997.part2.rar
Against 1998
http://rapidshare.com/files/16284931/Against.rar
Nation 2001
http://rapidshare.com/files/16455617/Nation.rar
Roorback 2003
http://rapidshare.com/files/18316727/RBack.rar
Dante XXI 2006
http://rapidshare.com/files/21643183/Se2006.rar
şifre gerekirse : goro666
