9 Eylül 2007 Pazar
Autoplay Media Studio v6.0.2.0
Hazırladığı menülerin özellikleri:
-Çalıştırılabilir tuşlar
-Ses özellikleri
-Web linkleri
-Dosya yazdırma, görüntüleme
-Çoklu sayfalar oluşturabilme
Bunun yanında, video desteği, hazır galeriden seçim yapabilme, çoklu renk, yazı tipleri, ses desteği, tam ekran kipi, 1000 sayfaya kadar menü ekleme vb. özellikler programın diğer göze çarpan özellikleri.
Profesyonel menü hazırlamak isteyenler kaçırmasın. İyi çalışmalar.
Programı İndir
v6.0.2.0 yükseltmek için pacth
v6.0.2.0 crack
8 Eylül 2007 Cumartesi
Lyrics Maker
Programı İndir
7 Eylül 2007 Cuma
5 Eylül 2007 Çarşamba
Sahte Windowsu Orjinal Yapma
Arkadaşlar bu ilaç ile windowsunuzu orjinal yapabilir ve windows media player 11, İnternet Exporler 7 gibi programları kullanabilirsiniz. Bilgisayarınızın güncellemelerini rahatlıkla yapabilirsiniz. Resimli anlatım linkin içindedir ;)
Bilgisayar çalışırken çıkan sorunlar
Ekran şiddetli şekilde titriyorsa ne yapılması gerekir?
Monitör, bilgisayar başında saatlerce çalıştıktan sonra göz ağrılarına yol açacak şekilde titriyorsa, görüntü tazeleme oranı çok düşük ayarlanmış olabilir.
Çözüm: Görüntü tazeleme frekansı, monitörün ekran görüntüsünü ne sıklıkla yeniden oluşturacağını ifade eder. 85 Hertz iyi bir seçim, ancak belli bir ekran tazeleme hızı atayabilmek için monitör
modelinin sisteme doğru tanıtılmış olması gereklidir.
1- Sağ fare tuşuyla Windows masaüstündeki herhangi bir boşluğa tıklayın ve açılan menüden Özellikler’i seçin.
2- Monitör-Değiştir ve "Tüm Donanım’ı göster"i seçtikten sonra listeden monitör modelini seçin. Aradığınız modeli bulamadıysanız sol pencereden Standart Monitör Türleri’nden Tak ve Çalıştır Monitör’ ü seçin. Tamam ve Kapat’a tıklayın
3- Ekran Kartı sekmesinden resim tazeleme hızını 85 Hertz’e getirin. Değişiklikleri Tamam’a tıklayarak onaylayın. Yeni düzenlemelerin geçerli olabilmesi için Windows’un yeniden başlatılması
gerekecektir.
CD/DVD sürücü CD’yi dışarı çıkartmıyorsa...
Sürücü içerisinde bir CD var ancak bilgisayarınız çekmeceyi dışarı çıkarmayı reddediyor. Sürücünün çekmecesi sıkıştığından ne CD sürücüsü üzerindeki eject tuşuyla ne de yazılım yardımıyla CD’ye ulaşamıyorsunuz.
Çözüm: Bu ve benzeri durumlar için pek çok sürücünün üzerinde bir delik yer alır. Herhangi bir atacı bükerek açın ve sürücünün ön yüzündeki küçük deliğe sokun. Çekmece biraz dışarı çıktıktan
sonra onu dikkatlice dışarı çekin. Bilgisayar kapalı olsa bile aynı yöntem uygulanabilir.
Kolonlarınız sessizliğe büründüğünde...
İyi bir hoparlör sistemine sahip olmanıza rağmen kolonlardan hiç ses gelmiyorsa kolonlar ses kartına doğru bağlanmamış olabilir.
Çözüm: Ses kartlarının tamamı, görünümleriyle birbirinden ayırt edilemeyen en az üç 3.5 mm girişe sahiptir. Bunlardan biri mikrofon, biri müzik seti gibi harici cihazlar, diğeri de PC kolonları
içindir. Girişler farklı renklerle birbirinden ayrılmışlarsa kolonlar yeşil renkteki girişe bağlanmamalı. Üretici firma,ses kartı girişlerini farklı renklerle işaretleme zahmetine katlanmamışsa PC’nizin arka yüzünden girişlerin adlandırılıp adlandırılmadığını kontrol edebilirsiniz. Audio out veya speaker, hoparlörü işaret eder. Bu denemeden de sonuç alamazsanız ses kartının veya PC’nin kullanım kılavuzundan faydalanın. Doğru girişi bulabilmek için diğer bir çözüm CD’yi çalmaya başlamak ve bu esnada tüm girişleri sırayla denemek.
Müzik CD’lerini çalarken hiç ses gelmiyorsa...
CD-Sürücüyü kullanarak müzik CD’si dinlemek istiyorsunuz ancak hoparlörlerin çalıştığından ve doğru bağlandığından emin olduğunuz halde hiç bir ses duyamıyorsunuz.
Çözüm: Bilgisayarı kapatın ve kasayı açın. CD-Sürücünün bir kabloyla ses kartına bağlandığından emin olun. Kastedilen kablo her iki tarafında da dikdörtgen girişleri olan bir ses kablosu.
Eğer bu kabloyu sürücüyle beraber edinemediyseniz bilgisayarcınızdan bir kaç milyon lira karşılığında satın alabilirsiniz. Kablonun bir ucunu ses kartı üzerindeki CD-in yuvasına yerleştirin. Diğer ucu ise CD sürücünün ilgili girişine takın. Müzikler artık ses kartı üzerinden kolonlarla dışarıya verilebilir.
Sistem sık sık çökmeye başladığında...
Tanımlanamayan sebeplerden dolayı Windows ekranı donuyor veya işletim sistemi sürekli olarak çökmelere sebep oluyor. Sorun çıkaran yazılımları yeniden kurmuş olmanıza rağmen Windows güvenli çalışmıyor.
Çözüm 1: Öncelikle işlemcinin yeterince soğutulup soğutulmadığını sınamalısınız. İşlemci, bilgisayar çalışırken fazla miktarda ısı üretir. Bu ısı bir soğutucuya aktarılarak işlemcinin sağlıklı çalışması sağlanır. Soğutucunun fanı çalışmasını aksatırsa işlemci aşırı derecede ısınır. Bu durum sistem çökmelerinin gizli sebebidir. Soğutucunun üzerinde, dönmesini engelleyebilecek düzeyde toz birikmesi fanın çalışmasını güçleştirir. Bilgisayarı kapatın ve kasayı açın. İşlemcinin
üzerindeki fanın dönmeyi engelleyecek düzeyde kirlenip kirlenmediğine bakın. İhtiyaç halinde soğutucuyu pamuk çubukla dikkatlice temizleyin.
Çözüm 2: Soğutucu kusursuz çalışıyorken de işlemci aşırı ısınabilir. Sebep soğutucunun ve işlemcinin üst yüzeylerinin pürüzsüz olmamasından kaynaklanıyor olabilir. Soğutucunun,işlemci yüzeyiyle tam temas etmediği durumlarda yüzey soğutulamaz. Soket işlemcilerde,ısıyı düşürmenin
farklı yolları var. Bir kaç milyon karşılığında ısıyı iyi ileten bir macun alın. Bu macunu işlemci ve soğutucu arasına sürerek ısının soğutucunun tüm yüzeyine daha iyi şekilde iletilmesini sağlayın:
Soğutucuyu işlemciye sabitleyen metal kenetleri açın ve işlemci üzerine ısıyı ileten macunu sürdükten sonra soğutucuyu eski yerine yerleştirerek, işlemciyi yerine sabitleyin.
Ekran kartından istenilen çözünürlük elde edilemediğinde...
Monitörünüz daha yüksek çözünürlük ve renk derinliklerini gösterebilecekken 640*480 çözünürlükte ve 16 renkte çalışıyor. Sebep ilk PCI slotundaki kartın, AGP slotundaki ekran kartıyla çakışması olabilir. Bu durumda her iki kartta aynı PC kaynaklarını kullanmaya çalışacağından çakışmayla karşılaşılır.
Çözüm: Bilgisayar kasasının vidalarını çıkarın ve birinci PCI slotunun dolu olup olmadığını kontrol edin. Birinci PCI slotu AGP slotunun hemen yanındaki kart yuvasıdır. Eğer öyleyse PCI kartını kasaya sabitleyen vidaları çıkarın ve kartı bir diğer boş PCI slotuna yerleştirin. Windows, yeniden başlatıldığında bu PCI bileşeninin sürücü CD’sini talep edebilir. Kartın yerini başarılı bir şekilde değiştirdikten sonra kasayı kapatın ve bilgisayarı başlatın.
CD yazıcı yazma işlemini yarıda bırakıyorsa...
Data veya müzik CD lerini kopyalamak istiyorsunuz ancak veri akımı sekteye uğradığından yazma işlemi yarıda kalıyor.
Çözüm: Yazma işlemi sırasında başka programlar kullanıyorsanız bunları kapatmalısınız. Görevini arka planda yerine getirenler de dahil olmak üzere tüm programları sonlandırın. Arka planda
çalışanları durdurmak için görev çubuğu üzerindeki sembollere sağ fare tuşuyla tıklayın ve programı kapatın. Burn-Proof teknolojisine sahip bir CD Yazıcı satın almışsanız bu problemle bir daha karşılaşmayacaksınız demektir. Yeni CD Yazıcılar yazma işleminin yarıda kalması halinde yeterli büyüklükte veri, yazıcının ara belleğine aktarıldıktan sonra görevine devam ediyor. Yazma işlemi kaldığı yerden devam ettiğinden yarıda kalan kopyalamalar ve yanan CDler tarih oluyor.
WindowBlinds Enhanced 5.50

Windows’un görünümünden sıkıldıysanız bu program tam size göre…
# Arayüze komut ekleme
# İlerleme animasyonlarını değiştirebilme.
# Görsel tasarımları renklendirebilirsiniz.
# Kaydırma çubuğu ve diğer denetimleri değiştirebilirsiniz.
# Windows 98 ve Me için destek alabilirsiniz.
İndir
Solucan ( Worm ) nedir?
Solucan da, virüs gibi, kendisini bir bilgisayardan diğerine kopyalamak için tasarlanmıştır ancak bunu otomatik olarak yapar. İlk olarak, bilgisayarda dosya veya bilgi ileten özelliklerin denetimini ele geçirir. Solucan bir kez sisteminize girdikten sonra kendi başına ilerleyebilir. Solucanların en büyük tehlikesi, kendilerini büyük sayılarda çoğaltma becerileridir.
Örneğin bir solucan, e-posta adres defterinizdeki herkese kopyalarını gönderebilir ve sonra aynı şeyi onların bilgisayarları da yapabilir. Bu, domino etkisinin getirdiği yoğun ağ trafiği işyeri ağlarını ve Internet’in tümünü yavaşlatabilir. Yeni solucanlar ilk ortaya çıktıklarında çok hızlı yayılırlar. Ağları kilitlerler ve olasılıkla sizin ve başkalarının Internet’teki Web sayfalarını görüntülerken uzun süreler beklemenize yol açarlar.
Solucan, Virüslerin bir alt sınıfıdır. Bir solucan genellikle kullanıcı eylemi olmaksızın yayılır ve kendisinin tam kopyalarını (olasılıkla değiştirilmiş) ağlardan ağlara dağıtır. Bir solucan bellek veya ağ bant genişliği tüketebilir, bu da bilgisayarın çökmesine yol açabilir.
Solucanlar yayılmak için bir “taşıyıcı” programa veya dosyaya gereksinim duymadıklarından, sisteminizde bir tünel de açabilir ve başka birinin uzaktan bilgisayarınızın denetimini eline geçirmesini sağlayabilir. Yakın geçmişteki solucanlara örnek olarak Sasser solucanı ve Blaster solucanı verilebilir.
bilisimterimleri.com
Bellek nedir?
1 Bit 0 ya da 1′den (kapali devre=0, açik devre=1) olusur.
1 BYTE 1 karakter’dir.
1024 BYTE = 1 KiloByte’dir. (KiloByte = KB)
1024 KB = 1 MegaByte’dir. (MegaByte = MB)
1024 MB = 1 GigaByte (GigaByte = GB)
1024 GB = 1 TeraByte (TeraByte = TB)
Bilgisayar içinde RAM ve ROM bellek olmak üzere iki çesit bellek bulunur.
ROM BELLEK ” Read Only Memory ” Sadece okunabilir bellektir. Bu bellek üretici firma tarafindan hazirlanmistir. Bilgileri okunabilir fakat üzerinde bir degisiklik yapilamaz. Bu bilgiler makineyi kapatma veya elektrik kesintisinden etkilenmezler ve silinmezler. Kullanici tarafindan verilen komutlari isleme koyar. RAM bellege göre oldukça pahalidir.
RAM BELLEK “Random Access Memory”:
Rastgele erisimli bellektir. Istenilen bölgesine bilgi depolanabilir, silinebilir, okunabilir, degistirilebilir. Yalniz elektrik kesintisi veya makineyi kapatma durumunda tüm bilgiler silinir. 1 MB, 4 MB, 8MB, 16 MB, 32 MB, 64 MB,…
Boyutuna Göre RAM Bellekler:
30 pinli SIMM Bellek: Eski bilgisayarlarda kullanilirdi. 486′lardan sonra üretimden kalkti. RAM bellegin ana karta baglandigi yerdeki pin sayisi oldukça ufakti ve küçük boyutlu bir bellekti.
72 pin SIMM Bellek: Pentium II’lerle birlikte üretimden kalkti. Ana karta baglandigi yerdeki dis sayisi 72 idi.
168 pin DIMM Bellek: Günümüz ana kartlarinda bu 168 disli bellekler kullaniliyor. EDO ve SDRAM bellek modellerinde bu boyut kullanildi.
Üzerindeki Yongalara Göre RAM Bellekler:
Standart RAM Bellek: Piyasadan kalkti, üretimi yok.
EDO RAM Bellek: DIMM boyutunda olanlari vardi. 50-60 nanosaniye (ns) hizindaydi. Bunlar da piyasadan kalkti, üretimi yok.
SDRAM Bellek: 10-12 ns hizinda olanlarla piyasaya girdi. Daha sonra 100 MHz veriyolunu kullanan islemcilerle birlikte PC/100 standardinda, 6-8 ns hizinda olanlari çikti. PC/133 bugün yaygin sekilde kullaniliyor.
RDRAM Bellek: Pentium IV ana kartlar bu türü desteklemektedir.
Özelliklerine Göre RAM Bellekler
Pariteli RAM Bellek: Bilgi 0 ve 1′ler halinde bellege ulastiginda fazladan bir yonga ikili sayi düzeninde hesap yapip toplam rakam yanlis gelirse veriyi geri gönderip tekrar hesap yapilmasini sagliyor.
Hata Düzeltmeli (ECC RAM) Bellek: Yanlis bilgiyi anladiginda hatanin hangi 0 ve 1 de oldugunu çözüp düzeltiyor.
SPD’li RAM Bellek: Özellikle 100 MHz veriyolunu kullanan sistemlerde bellekteki yongaya ugrayip hal hatir soruyor, yonganin hiz ve özelliklerini ögreniyor. Ana kart bunu destekliyorsa gerekli bilgileri kullanarak komsu RAM’ler ile arabuluculuk yapiyor.
Yakin gelecekte, ana kartlarda 133 MHz’lik veri yolu kullanilmaya baslandiginda ayrica RAMBUS DRAM (RDRAM) bellekler de kullanima geçecek. SDRAM’in üzerine kondugu plakaya DIMM deniyordu. Yeni plakalara RIMM denecek. Öncelikle 72 disli SIMM’den 168 disli DIMM’e geçerken oldugu gibi.
pcnet..
Ekran Kartı
Hemen hepimizin bilgisayar almaya kalktığımızda ilk seçtğimiz parçalardan biri de ekran kartıdır ama sadece işlemci, bellek ve sabit diske bakarak bilgisayar seçtiğimiz günlerin üzerinden o kadar da uzun yıllar geçmedi. Şimdi yeri geldiğinde bir bilgisayar parası verebildiğimiz ekran kartlarına biraz yakından bakalım.Ekrandaki Görüntü Nasıl Oluşur?
Monitörünüze yeteri kadar yakından bakarsanız görüntünün çok küçük noktalardan oluştuğunu görürsünüz. İşte bu noktlara görüntünün en küçük birimi olan piksel diyoruz. Her pikselin kendine ait renk ve yoğunluk bilgileri vardır. Daha genel bir tanımla piksel için ekranın bağımsız olarak kontrol edilebilir en küçük parçası olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu piksellerden binlercesi bir araya gelerek ekrandaki görüntüyü oluşturuyor.
Çözünürlük
Çözünürlüğün görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktör olduğunu söyleyebiliriz. Çözünürlük, ekrandaki görüntünün kaç pikselden oluşacağını belirler ve yatay ve dikey piksel cinsinden belirtilir (800×600,1024×768 gibi). Çözünürlük arttıkça görüntü birbirinden bağımsız olarak kontrol edilebilen daha çok pikselden oluşur ve görüntü kalitesi de yükselir.
Windows 95 ile hayatımıza giren “scaleable screen objects” teknolojisi sayesinde çözünürlük arttıkça ekrandaki kullanılabilir alan da artar. Windows ekranında çözünürlük ne olursa ekrandaki nesneleri oluşturan piksel sayısı değişmez. Çözünürlük arttıkça pikseller de küçüleceği için nesneler daha az yer kaplar ve masaüstündeki kullanılabilir alan çözünürlükle doğru orantılı olarak artar.
Çözünürlük arttıkça yükselen görüntü kalitesinin de bir bedeli var tabi ki: Çözünürlük yüseldikçe kontrol edilmesi gereken piksel sayısı ve dolayısıyla da gerekli işlem gücü, ayrıca bu piksellerin bilgilerini tutmak için gerekli bellek miktarıyla onların transferi için gereken bellek bant genişliği artar. Bu yüzden de performans düşer. Kullanmak istediğiniz çözünürlüğü hem ekran kartınız desteklemeli, hem de monitörünüz fiziksel olarak gerekli sayıda pikseli ekranda oluşturabilmeli.
Renk Derinliği
Piksellerin kendilerine ait renklerinden bahsetmiştik, piksellerin alabileceği renkler kırmızı, yeşil ve maviden türetilir. İşte renk derinliği bu renklerin miktarını belirler. Renk derinliği ne kadar artarsa her pikselin alabileceği renk sayısı artar, renkler gerçeğe daha yakın olur.
Renk derinliği bit cinsinden belirtilir, işlemcilerle ilgili yazımızda bitlere kısaca değinmiştik. Her bit 1 ve 0 olarak iki değer alabilir. 8 bit kullanıldığında bu bitlerden 28 = 256 kombinasyon üretilir. Aynı şekilde 8 bit renk derinliğinde de her piksel için 256 renk kullanılabilir.
İnsan gözünü aldatıp ekrandaki görüntüyü gerçek gibi göstermek için kullanılan üç rengin de (kırmızı, yeşil ve mavi) 256`şar tonu gereklidir, bu da renk başına 8 bitten 24 bit yapar. Bu moda True Colour (Gerçek Renk) adı verilir. Fakat çoğu güncel ekran kartı görüntü belleğini kullanma yöntemleri yüzünden pikselleri bu modda göstermek için 32 bite ihtiyaç duyarlar. Kalan 8 bit alpha kanalı (piksellerin saydamlık bilgisini tutar) için kullanılır.
High Colour (16 bit) modunda ise yeşil için altı ve maviyle kırmızı için de beşer bit kullanılır. Yeşil için 64, maviyle kırmızı için de renk başına 32 farklı yoğunluk vardır bu modda. Renk kalitesinde 32 bite göre çok az fark olsa da piksel başına 4 yerine 2 byte (8 bit = 1 byte) hafıza gerekeceğinden 32 bite göre performans avantajı sağlar.
256 renk (8 bit) modu ilk duyuşta size renk fakiri izlenimi verebilir fakat renk paleti denen bir yöntemle bu 8 bit olabilecek en verimli şekilde kullanılarak renk kalitesi biraz arttırılır. Renk paletinin mantığı söyledir: Kullanılacak 256 renk gerçek renk modundaki 3 bytelık renklerden seçilir ve bu renklerden bir renk paleti oluşturulur. Her program ilgili paletteki 256 renkten istediğini seçip kullanabilir. Böylece örneğin kırmızı için iki, mavi ve yeşil için de üçer bit kullanılarak elde edilen renklerden daha canlı renkler elde edilebilir ve elimizdeki 8 bit en verimli şekilde kullanılmış olur.
En çok kullanılan üç renk modunu tanıdık, peki ekran kartımız üretemediği renklere ne yapıyor? Sistemimizin 256 renge ayarlı olduğunu fakat 16 bitlik bir resim dosyası açtığımızı varsayalım. Bu durumda hazırdaki renklerin değişik kombinasyonları kullanılarak üretilemeyen renge yakın bir renk oluşturulur ve bu renk üretilmesi gereken rengin yerine gösterilir. Buna dithering denir. Tabi ki dithering yöntemiyle elde edilmiş bir resmin kalitesi orjinal resme göre göre çok daha düşüktür. pclabs.gen.tr
2 Eylül 2007 Pazar
Sepultura Full Albümler

Morbid Visions/Bestial Devastation 1986
http://rapidshare.com/files/21503083/Se1986.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21504552/Se1986.part2.rar
Schizophrenia 1987
http://rapidshare.com/files/20410851/Se1987.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20415240/Se1987.part2.rar
Beneath the Remains 1989
http://rapidshare.com/files/20433462/Se1989.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20435175/Se1989.part2.rar
Arise 1991
http://rapidshare.com/files/20424249/Se1991.part1.rar
http://rapidshare.com/files/20426524/Se1991.part2.rar
Chaos A.D. 1993
http://rapidshare.com/files/21513543/Se1993.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21517974/Se1993.part2.rar
Roots 1996
http://rapidshare.com/files/21541968/Se1996.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21544144/Se1996.part2.rar
Under a Pale Grey Sky 1996
http://rapidshare.com/files/21631836/SeU1996.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21635648/SeU1996.part2.rar
The Roots of Sepultura 1996
http://rapidshare.com/files/21568240/SeR1997.part1.rar
http://rapidshare.com/files/21563582/SeR1997.part2.rar
Against 1998
http://rapidshare.com/files/16284931/Against.rar
Nation 2001
http://rapidshare.com/files/16455617/Nation.rar
Roorback 2003
http://rapidshare.com/files/18316727/RBack.rar
Dante XXI 2006
http://rapidshare.com/files/21643183/Se2006.rar
şifre gerekirse : goro666
Led Zeppelin Full Albümler

Led Zeppelin I
http://rapidshare.com/files/47201282/Collection_Vol._I.rar
Led Zeppelin II
http://rapidshare.com/files/47208264/Collection_Vol._II.rar
Led Zeppelin III
http://rapidshare.com/files/47377329/Collection_Vol._III.rar
Led Zeppelin IV
http://rapidshare.com/files/47390903/Collection_Vol._IV.rar
Physical Graffiti
http://rapidshare.com/files/47404740/Physical_Graffiti.rar
Nirvana Full Albümler

From the muddy banks of the whiskah (1981)
http://rapidshare.com/files/22882040/Nirvana_-__From_the_Muddy_Banks_of_the_Whiskah__1996__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Nevermind (1991)
http://rapidshare.com/files/22888625/Nirvana_-__Nevermind__1991__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Bleach (1989)
http://rapidshare.com/files/22894295/Nirvana_-_Bleach__1989__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Hormoaning (1992)
http://rapidshare.com/files/22896639/Nirvana_-_Hormoaning__1992__upload_Skeczu-freelinkz.rar
In Utero (1993)
http://rapidshare.com/files/22903396/Nirvana_-_In_Utero__1993__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Incesticide (1992)
http://rapidshare.com/files/22909320/Nirvana_-_Incesticide__1992__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Nirvana (2002)
http://rapidshare.com/files/22916025/Nirvana_-_Nirvana__2002__upload_Skeczu-freelinkz.rar
Singles Box
http://rapidshare.com/files/22924133/Nirvana_-_Singles_Box_upload_Skeczu-freelinkz.part1.rar
http://rapidshare.com/files/22926208/Nirvana_-_Singles_Box_upload_Skeczu-freelinkz.part2.rar
Unplugged in New York (1994)
The Very Best Of
http://rapidshare.com/files/22939641/Nirvana_-_The_Very_Best_Of__upload_Skeczu-freelinkz.part1.rar
http://rapidshare.com/files/22933095/Nirvana_-_The_Very_Best_Of__upload_Skeczu-freelinkz.part2.rar
şifre : http://rapidshare.com/files/33450629/sifre.txt.html
Cradle Of Filth Full Albüm

1992 - Invoking The Unclean (Demo)
1992 - Orgiastic Pleasures Foul (Demo)
1993 - Total Fuckin Darkness (Demo)
1994 - The Principle Of Evil Made Flesh
1996 - Dusk And Her Embrace
1996 - Vempire or Dark Faerytales in Phallustein
1998 - Cruelty And The Beast
1999 - From The Cradle To Enslave (EP)
2000 - Midian
2001 - Bitter Suites To Succubi
2002 - Live Bait For The Dead
2002 - Lovecraft & Witch Hearts
2003 - Damnation And A Day
2004 - Nymphetamine
2006 - Thornography
http://rapidshare.com/files/21974669/Cradle_Of_Filth_-_Thornography_-_by_Aragorn_-_MusikFactory.rar
1 Eylül 2007 Cumartesi
SLaYeR Biyografi
Ülke : AmerikaTür : Thrash
Firma : American Visuals
Resmi Sitesi: http://www.slayer.net
Diskografi
1983 - Show No Mercy
1984 - Haunting The Chapel
1985 - Live Undead
1985 - Hell Awaits
1986 - Reign In Blood
1988 - South Of Heaven
1990 - Seasons In The Abyss
1991 - Live: Decade Of Aggression
1994 - Divine Intervention
1996 - Undisputed Attitude
1998 - Diabolus In Musica
2001 - God Hates Us All
2006 - Christ Illusion
Biyografi
Başlangıç ...
Los Angeles kökenli grup yola, gitarist Kerry King ile başladı. Kerry son derece sert müzik yapan bir grup kurma planları içindeyken Tom Araya ile tanıştı ve grup kurma planlarından sonra Tom Kerry'e net bir yanıt vermedi.Bir süre sonra Kerry Jeff Hanneman ile tanıştı, o zamana kadar punk müzik ile ilgilenen Jeff bu projeye büyük ilgi duyarak gruba katılmaya karar verdi ve ardından gruba üst düzeyde yetenekli baterist Dave Lombardo katıldı. Bu arada basist ve vokalist arayan Slayer, Jeff'in Tom Araya ile konuşup ikna edip gruba katılması ile kadrosunu
kurmuş oldu. O zamana kadar yakın bir hastanede solunum yolları konusunda uzman bir terapist olarak çalışan Tom Araya, tıp ile ilgisini keserek kendisini tam manası ile müziğe verdi. Bu ne güzel bir seçimdir....
Slayer ilk olarak 1982 yılında başka grupların şarkılarını ufak kulüplerde çalarak para kazanmaya başlamışlardı. O zamanlar "Judas Priest" ve "Iron Maiden" şarkılarını çalmayı tercih ediyorlardı. Evet çığ ufak ufak başlamıştı ve giderek büyüyecek ve bütün dünyayı etkisi altına alacaktı..
Faaliyet ...
1983 yılının başında grubun başına tam manası ile devlet kuşu kondu. "Woodstock" adlı ufak bir barda çalarken Amerika'nın ünlü Metal Blade Stüdyolarının sahibi Brian Slagel onların performanslarından çok etkilenerek firmalarının yeni çıkaracakları bir toplama albümde bir Slayer şarkısı görmek istediğini söyledi. "Metal Massacra III" adlı bu toplama albümde yer alabilmek için sıkı çalışmaya karar veren Slayer, Brain'a grubun kayıtlarını yapmasını önerdi...
Bunu kabul eden Slayer "Aggressive Protector" adında bir şarkı yaparak bu toplama albüme dahil oldu. Brian daha sonra Slayer'e yardım ederek onların ilk kendi albümlerini çıkarmalarına ön ayak oldu, "Show No Mercy" adındaki bu ilk albümleri Aralık 1983 yılında piyasaya sürüldü. Pek çok metal dergisi yazar, Slayer'e güldü, çünkü albüm kapağındaki keçi/şeytan illüstrasyonu onlara çok komik gelmişti. Daha henüz müzik piyasası bu tür şeylere hazır değildi...
1983 yılında bir başka klasik albüm daha piyasaya sürüldü. Evet sizinde tahmin edebileceğiniz gibi Metallica'nın "Kill'Em All" albümü. Metallica'da Slayer gibi 1981 yılında müzik yapmaya başlamıştı.Show No Mercy albümü pek çok çığlık,gitar solosu ve son derece hızlı bateri soloları ile doluydu. Herkesin ortak bir kanısı vardı oda Tom, Jeff, Kerry ve Dave'in enstrümanlarını son derece profesyonelce ve iyi kullandıkları idi. Örneğin bir dergi "Dave Lombardo, Lars Ulrich'ten 8-10 gömlek üstündür" diye yazmıştı. Açıkçası bu fikre %100 katılmaktayım."Show No Mercy" çeşitli teknik sorunlar yüzünden 1984 yılında Avrupa'da piyasaya sürüldü.Aynı sene içinde Slayer "Chemical Warfare" adında bir şarkı bestelemişti. Bu onların şimdiye kadar yaptıkları en sert şarkıydı.Hemen ardından "Captor Of Sin" adlı şarkıyı kayıt ettikten sonra "Haunting The Chapel" adlı EP'lerini piyasaya sürdüler.
Cehennem bekçileri..
1985 yılında Slayer eylemlerine devam etme kararı alarak "Hell Awaits" albümünü piyasaya sürdüler.Albümün yapımcılığını onları keşfeden Brian
Slagel yapmış ve kendi firması Metal Blade etiketi ile piyasaya sürmüştü.Albüm, ismi gibi satanist içerikleri ile dolu idi (Hell Awaits - Cehennem Bekçileri). Albüm çok kısa süreç içinde 100.000 adet sattı (O zamanlar için çok ciddi bir rakam) ve bütün büyük firmaların dikkati, Slayer üzerinde toplandı. "At Dawn They Sleep", "Kill Again", "Necrophilliac" ve "Hell Awaits" gibi muhteşem şarkıların olduğu bu albüm
metal müzik piyasası için gerçek bir hazinedir. Show No Mercy albümü çıktığında onlara gülen eleştirmenler, utanç içinde köşelerine saklanmışlardır. Grup 1985 yılında ilk Avrupa turnesine çıktı....
Müthiş "Reign In Blood"
Gelmiş geçmiş en iyi Trash-Metal albümü
Bu albümden sonra speed metalin önü kesilmiş ve yavaş yavaş trash metale dönüş başlamıştı. Albümün açılış şarkısı "Angel Of Death" 2.ci Dünya Savaşı sırasındaki ünlü Auschwitz toplama kampında masum yahudiler üzerinde insanlık dışı deneyler yapan hasta ruhlu doktor Joseph Mengele'nin acımasızlıklarını anlatmaktadır.Bu şarkıyı Jeff Hanneman yazmıştır.Uzun sarı saçları olan bu gitarist Nazi Almanya'sı ile (SS-Waffen SS gibi askeri teşkilatlar) ilgilenmekteydi ve çok geniş bir Alman savaş ve Nazi madalyası kolleksiyonu vardır. Bu şarkı yüzünden pek çok insan Jeff ve diğer Slayer elemanlarının nazi olduğunu düşünmeye başlamışlardı ama onlar asla nazi değillerdi.Slayer grup logosunda bir demir kartal yer alması ve grubun fan klübünün adının "Slaytanic Wehrmacht"( wehrmacht = Almancada askeri güç, ordu demek) olması onların senelerce nazi grubu olarak bilinmesine yol açtı..
Grup Amerika ve Kanada'da ciddi zorluklar yaşadılar. Konser salonları Slayer'a salonlarını kiralamak istemediler. Büyük müzik firmaları onları reddetti, bu yüzden Ekim 1986 yılında "Reign Of Blood" albümü Def Jam Stüdyolarından piyasaya sürüldü. Bu yüzden Avrupa'daki Slayer fanları 1997 senesinde Slayer'in konserlerini seyretme şansına sahip oldular.Burada dikkati çeken nokta ise "Reign In Blood" albümünün şarkı sözlerinin satanist ve vahşi ifadelerle kurgulu olmasaydı. Yani nazizm ile uzaktan yakından alakası yoktu.
İlk altın plak rekoru, başarıya doğru bir adım daha..
Slayer, "Reign In Blood" albümü ile 1987 yılında ilk altın plak ödülünü almaya hak kazandı. Amerikada çok kısa bir süre içinde 500.000 albüm satması ve Amerika'da hiçbir konsere dahi çıkmamalarına karşın Amerika metal Top-100 listelerinde haftalarca ilk sırada kalmaları bu albümün başarısının ufak bir ispatıdır. Aynı sene içinde Slayer, efsanevi rock grubu Iron Butterfly'ın 14 dakikalık "In A Gadda Da Vidda" şarkısını "Less Then Zero" filmi için cover yapmışlardır.Hiç bir grup Slayer'in alt grubu olarak sahneye çıkmak istemiyordu. Çünkü seyirciler ilk saniyeden itibaren "Slayer! Slayer!" diye bağırıyorlar ve grupların kendilerini kötü hissetmelerine yol açıyorlardı..
Problemler - Bölüm I
Fakat herşey Slayer için iyi gitmiyordu . Grubun içinde sorunlar çıkmaya başlamıştı. Tom, Kerry ve Jeff bir yanda Dave başka bir yanda idi.Grup içinde kutuplaşma oluşmaya başlamıştı ve ardından Dave gruptan çıkartılarak yerine Whiplash grubunun bateristi Tony Scaglione alındı. Fakat istedikleri performansı veremeyen Tony grupta fazla barınamadı ve çıkartıldı. Daha sonra aralarındaki sorunlar çözülmüş ve Dave tekrar gruba dahil olmuştu. Grup hiç ara vermeden uzun bir Amerika ve Kanada turnesine çıktı.Bu arada eğer Dave gruba dönmeseydi Sacred Reich grubunun bateristi Gregg Hall'un gruba alınacağı söylentileri uzun süre konuşuldu. Ve 1988 yılında Slayer'in yeni albümü çıktı.
South Of Heaven...
"South Of Heaven" 1988 yılında piyasaya sürüldü. "Reign In Blood" albümünden biraz daha az sert ve hızlıydı.Bunun sebebi, müziklerin genelde Tom Araya ve Jeff Hanneman tarafından yapılmış olmasıydı. Daha önceleri genelde daha hızlı ve sert tekniğe sahip olan Kerry King'in şarkıları kullanıldığından son albümde daha yavaş tekniğe sahip olan Tom ve Jeff'in ön olana çıkması ile albüm Reign In Blood kadar sert olmamıştı. Bu albümdeki "South Of Heaven" şarkısı ayrıca Tom Araya'nın ilk yaptığı şarkıdır. Bu albümde şarkı sözlerinde de bir takım farklılıklar dikkati çekmektedir, yine sert ve satanist ifadeler kullanılmış ama bunun yanında ilk defa, nazizm, savaş, kürtaj ve televizyon vaizleri şarkı sözlerine dahil olmuştur. South Of Heaven, Mandatory Suicide ve Silence Scream bu albümün lokomotif şarkıları arasındadır.Slayer bu albümü ile de bir altın plak almaya hak kazanmıştır.Trash Metal dünyasının büyük dörtlüleri arasına bu albümden sonra girmiştir. Metallica, Anthrax ve Megadeth ile birlikte trash-metal dünyasının en büyük 4 grubundan birisi olmuştur.
1990 yılında grup "Seasons In The Abyss" albümünü piyasaya sürdü. Bu albüm eski ve yeni ritmler taşımaktaydı. Bir önceki albüm "South Of
Heaven"'dan daha sert olan bu albümde Tom Araya'nin vokalini biraz daha sertleştirdiğini görüyoruz. Tom bir ara seri katiller olayına daldığı için bir zamanların ünlü seri katili Ed Gein'den etkilenerek bu albümde "Dead Skin Mask" şarkısını yapmıştır. War Ensemble şarkısı ise konserlerde çalınıp seyircileri coşturacak lokomotif bir şarkıydı. Seasons In The Abyss, Slayer'in çıkış anında en çok sattığı albümdür. Amerika'da 1.000.000 dan fazla satarak Platin Plak ödünülü almıştır.
"The Clash Of The Titans" Turnesi
1990 yılında hala konuşulan ünlü Clash Of The Titans turnesine çıktılar. Megadeth grubu Slayer'a birlikte bir Avrupa turnesi yapmalarını önerdi. Turnenin Avrupa ayağında Suicidal Tencencies, Testament, Megadeth ve Slayer sahne alırken Amerika ayağında Alice In Chains, Anthrax, Megadeth ve Slayer sahne almıştır. Slayer ile Alice In Chains grubunun çok iyi anlaştığı hatta aynı soyunma odasını kullandıklarını görürken Slayer ve Megadeth'in devamli sürtüştüklerini görmemek mümkün değildi.Bunun en büyük sebebi pek çok konserde seyircilerin Megadeth sahnede iken Slayer Slayer diye bağırmalarıydı.
A Decade Of Aggression
Slayer 1991 yılında 10.cu kuruluş yıldönümlerini kutlamak amacı ile iki CD lik "Decade Of Agression" albümünü çıkardılar.Toplam 21 şarkıdan oluşan bu konser kayıtı albüm kişisel görüşüme göre Heavy-Metal tarihinde yapılmış en iyi konser albümüdür. Grup klasik şarkıları Angel Of Death, Mandatory Suicide, South Of Heaven, Chemical Warfare, Raining Blood, Black Magic gibi etkili şarkılarını sanki stüdyodaymış gibi çalıp kayıt etmeleri hemen hemen bütün müzik otoritelerince tam puan ile değerlendirildi. Dolayısı ile Slayer yine bir platin plak kazanmaya hak kazandı.
Problemler - Bölüm II
Metal dünyası Ocak 1992 de büyük bir şok yaşadı Slayer daha önce kendileri ile pek çok sorun yaşayan bateristleri Dave Lombardo'yu gruptan
kovdular.Bunun en önemli sebebi bir önceki sorundaki ile aynı idi Tom, Kerry ve Jeff Dave ve Karısı Theresa'yı ünlü oyuncak bebek "Ken ve Barbie" ikisilisine benzetiyorlardı. Karı koca hiç ayrılmıyorlar ve Dave devamlı çalışmaları aksatıyordu. Buna ek olarak birde sırtında
oluşan rahatsızlığın onun performansını düşürmesi eklenince Dave'i tek kelime ile gruptan kovdular. Grup bir süre sonra kendi grubu Forbidden'den ayrılan Paul Bostaph'ın boşta olduğunu duyunca onu çalışmalarına davet ettiler.Bünyelerine hemen alışan Paul Bospath'ı memnuniyetle gruplarına kabul ettiler.
The Monsters Of Rock: Slayer
Sıradaki turne "Monsters Of Rock" turnesi idi, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Polonya ve İngiltere ayaklarından oluşan bu turnede Slayer'a, "Iron Maiden", "Skid Row" ve "WASP" eşlik etmekteydi. Slayer'ın tahtına adaylar çıkmaya başlamıştı. Bunların en önemli ikisi "Pantera" ve "Sepultura" idi. Nitekim Pantera, "Vulgar Display Of Power" albümü ile Amerika'da platin plak alınca Slayer'in tahtına ortak olarak gösterilmeye başladılar.Bu süreç içinde trash metal yavaş yavaş ölmeye başlamıştı.Trash grupları ya yumuşayıp heavy metal, glam, power metale kayıyor yada sertleşip dark, doom, death metale kayıyordu.Bu süreçte ayakta kalabilen çok az grup vardı..Mesela Violence, Death Angel ve Dark Angel.
Slayer..Hayata dönüş!
Slayer 1993 yılının sonlarına doğru suskunluğunu bir filmin soundtrack albümü için bozdu. "Judgement Night" filminin soundtrack çalışması çok ilginç bir deneyim oldu. Bir metal grubu ile bir hip-hop yada hardcore yada punk grubu eşleştiriliyor ve beraber bir şarkı yapıyorlardı.Ve Slayer Ice-T ile eşleşti. Ve beraberce War, UK 82 ve Disorder şarkılarını yaptılar [Gerçekten her arşivde bulunması gereken bir şarkı, bulun dinleyin derim] Ağustos 1994 yılında Slayer Brezilya'da bir seri konser verdi. 40.000 kişilik kapasiteli stadyumlarda Suicidal Tendencies, Kiss, Black Sabbath ve bazı yerel gruplarla sahne aldılar.
Yeni albümleri Divine Intervention bize tekrar o eski sert Slayer'i geri getirdi. Reign In Blood albümündeki sertlik bu albümde tekrarlanmıştı. Albüm çıkar çıkmaz bir hafta içinde Amerika'da 100.000 satıp müzik listelerine direk en üst basamaklardan girmişti.Bu albümde genellikle her parça Tom ve Kerry tarafından yapılmıştır.Nedendir bilinmez Jeff bu albüm sırasında oldukça pasif kaldı.Bu albümden Killing Fields, Dittohead ve Divine Intervention gibi klasik şarkılar çıkmıştır.
Problemler - Bölüm III
Slayer'ın tahtına sahip olmak isteyen Sepultura grubunun vokalisti Max Cavalera bütün dünya önünde Slayer'a savaş açmış onların pis bir nazi grubu olduğunu ve konserlerine sadece neonazilerin gittiğini söylemiştir. Buna bir Fransız Televizyonunda verdiği iki dakikalık sansürlenmiş, küfürlerle dolu yanıttan sonra Slayer ve Sepultura kanlı bıçaklı iki grup haline gelmiştir..
Avrupa Turnesi 1994
1994 yılı başında Slayer Avrupa turnesine Machine Head ile çıktılar. Ama Max Cavalera'nın sesi yine kesilmiyor ve bir röportajında "Slayer yaşlı ve yorgun bu yüzden Machine Head gibi sert bir grubu yanlarına seçtiler" diyerek yine tansiyonu yükseltiyordu.Buna yanıt vermeyen Slayer sadece şunu söyledi "Machine Head bizim için mükemmel bir açılış grubu" Avrupa turnesinde hayal kırıklığına uğramayı bir kenara bırakın umduklarından çok büyük ilgi ile karşılaştılar...
1995 Turnesi
Ocak 1995de Biohazard ve Machine Head ile uzun bir Amerika turnesine çıkan Slayer, hemen ardından "Amerika Stüdyolar Birliği"nden onur ödülü aldılar. Mart ayında Uzak Doğu ve Avusturalya turnesine tek başlarına çıktılar.Pek çok müzik otoritesi, Slayer'ın Dave Lombardo'dan sonra Paul Bostaph gibi harika bir baterist bulması ile sorunlarından arındığını düşünürken, metal müzikten sıkıldığını söyleyen Paul Bostaph gruptan ayrılarak kendisine "The Truth About Seafood" adlı bir grup kurmuştur. Ama Slayer çok kısa vadede sorunu çözmüş ve Testament'in bateristi Jon Dette gruba katılmıştır.
Slayer'ın sıradaki albümü "Undisputed Attitude" Ekim 1995 yılında kayıt edilmesine karşın çalıştığı firmadan kaynaklanan sorunlar yüzünden
ancak Mayıs 1996 tarihinde piyasaya sürülmüştür.Bu albümden "I Hate You" şarkısına video clip çeken Slayer hemen ardından "Superficial
Love/Abolish Government" adında bir single piyasaya sürmüştür. Takiben Hollanda'daki ünlü Dynamo ve Danimarka'daki Roskilde festivallerine
katıldılar. Kasım ayında Ozzy Osbourne tarafından organize edilen OzzFest festivaline katılmışlar ve Neurosis, Fear Factory, Biohazard, Sepultura, Danzig, ve Ozzy Osbourne ile beraber sahne almışlardır.Bu festival sonunda Ozzy Ozbourne'un firmasının çıkardığı bu festival CD'sinde Slayer "Angel Of Death" şarkısı ile yer almıştır. 1997 yılı başlarında bateristleri Jon Dette Jeff ile anlaşamadığını öne sürüp gruptan ayrılmıştır ve Slayer yine aynı sorunla başbaşa kalmıştır..BATERİST ! ....
"The Truth About Seafood" adlı kurduğu gruptan beklediğini alamayan Paul Bostaph Slayer'in bize tekrar katılırmısın teklifini kabul edip gruba geri döndü ve böylece Slayer yine baterist sorununu bu şekilde çözdü.Bu sırada Dave Lombardo kendi grubu Grip Inc. ile Slayer'in bir turneye beraber çıkmasını teklif etti ama Slayer'ın menajerleri buna gülerek net bir "HAYIR" yanıtı verdiler.
Yeni Albüm... Sonunda
Haziran 1998 tarihinde Slayer yeni albümü "Diabolus In Musica"yı piyasaya sürdü. Çıktıktan sonra bütün müzik otoritelerince harika bulunan bu albüm için yazılan kritiklerde grubun "Reign In Blood" havasını yeniden yakaladığını ve 1986 daki o sert acımasız Slayer'ın geri döndüğünü yazdılar. Amerika'nın en büyük müzik firması SONY/COLOMBIA etiketi ile piyasaya sürülen albüm gerçekten Slayer'in kendini yeniden bulmasını sağladı. Aynı firmada çalıştıkları "System Of A Down" ile birlikte bir Amerika ve Avrupa turnesine çıktıktan sonra Danimarka'daki Roskilde festivaline katıldılar.Bu arada yine Slayer-Sepultura çatışması başlamıştı ki, S.O.A.D grubu elemanları daha önce Sepultura ile de sahne aldıklarını ama Slayer'ın her açıdan daha iyi müzik yapıp daha profesyonel olduklarını açıklaması ortalığı daha da kızıştırmıştı. Slayer Avrupa turnesinden sonra tek başlarına Avusturalya ve Japonya turnesine çıktı.
Slayer, turnelerine 1999 yılında devam etti. Mart ayında Sick Of It All ve Messugah ile bir Amerika turnesi yaptılar.Hemen ardından yine OzzFest festivaline katıldılar bu sefer Black Sabbath, White Zombie, Deftones gibi pek çok grup ile sahneye çıktılar.Festivelden sonra Ozzy Ozbourne'un açıklaması tamamı ile Slayer'ı açıklıyordu "Festival sırasında pek çok insan çimlere uzanıp çıkan grupları dinleyip içkilerini içerken Slayer sahne aldığında hepsi sahneye doğru koşarak ayağa kalktılar ve çılgınca eğlendiler.... inanılmaz birşeydi, inanılmaz ..."
Turneler ve festivaller ile geçen dönem sonunda Slayer'in 10-11 şarkısı ortaya çıkmıştı.Özellikle Tom ve Kerry oldukça üretkendi ve turneleri sırasında yeni albümleri için gerekli miktarda şarkı bestelemişlerdi. 2001 yılında çıkardıkları "God Hates Us All" albümü ile ortalığı tam manası ile yıktılar. Tam 20 sene sonra hala ilk günlerindeki gibi sert nefret dolu müzikleri ile dinleyicilerini memnun ettiler. Ve hemen ardından Bruce Dickinson'un Iron Maiden'e geri dönmesi ile beraber bir turneye çıktılar. Hala ayaktalar ve ilk günkü kadar sertler...
Çünkü onlar SLAYERRRR! ! !...
Metallica Biyografi
Ülke : AmerikaTür : Thrash
Firma : Elektra Records
Resmi Sitesi: http://www.metallica.com
Diskografi
1983 - Kill 'Em All
1984 - Jump In The Fire
1984 - Ride The Lightning
1984 - Creeping Death
1986 - Master Of Puppets
1987 - Garage Days Re-Visited
1988 - And Justice For All
1991 - Black Album
1993 - Live Shit: Binge & Purge
1996 - Load
1997 - Reload
1998 - Garage Inc.
1999 - S&M
2003 - St. Anger
Biyografi
Metallica..Bilmeyen, tanımayan yok dünya üzerinde.. Amerikan tarihinin en çok satan 7. grubu..
Kimin aklına gelirdi, 1981 senesinde Lars Ulrich’in, James Hetfield’e yaptığı reddedilmez teklifin böyle büyük bir harekete dönüşebileceği?
Gerçek şu ki, o zamanlar Lars’ın grubu falan yoktu ta ki James O’na katılana kadar. İkili, ilk parçalarını James’in bas gitar, ritm gitar ve vokali üstlenmesiyle dandik bir kayıt cihazı vasıtasıyla gerçekleştirdiler. Lars, baterinin yanı sıra şarkı düzenlemeleri ile de uğraştı ve menajerlik görevini de üstlendi. Daha sonra Hetfield’in ev arkadaşı Ron McGovney ile bas gitar için, Dave Mustaine ile de lead gitar için anlaşıldı...
Grup arkadaşları olan Ron Quintana’nın tavsiyesi üzerine "Metallica" adını alarak Los Angeles’ta Saxon gibi gruplara açılış grubu olarak performanslarına başladı. Sonunda grup ‘No Life Til Leather’ adlı bir demo kaydetti ve bu demo el altından alış-verişi yapılan metal albümleri arasında en arananlardan biri haline geldi..
Metallica’nın San Fransisco’da sergilediği iki performans L.A’deki performanslardan daha dosthane, daha dürüsttü, en azından grubu çete olarak görmüyorlardı. Burada grup bas gitarist Cliff Burton’ı kaptı.. Cliff, Trauma ile beraber South California’ya gitmeyi reddederek Metallica ile beraber Bay Area’da kalmanın daha iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdi ve resmen Metallica’ya katılmış oldu.
"No Life Til Leather"ın bir kopyası New York'ta Metal Cenneti olarak bilinen Jon Zazula’nın dükkanına düştü.. Zazula hemen Metallica’yı doğuda bir kaç performans sergilemelerini ve gruba albüm yapmak istediğini söyledi.Grup sonunda doğuya gitti fakat grubun gitaristi olan Dave Mustaine o yaştaki insanların kaldırabileceğinden daha ağır problemler yaratıyordu. Bu sebepten dolayı New York’a geldikten birkaç hafta sonra Mustaine’e yol verildi. Mark Whitakker boşalan yer için Exodus’tan Kirk Hammett’ı tavsiye etti. Akabindeki iki telefon görüşmesi ve uçak yolculuğundan sonra Kirk Hammett 1983’te Metallica’ya katılmış oldu.
Metallica’nın ilk albümü Kill’Em All 1983 sonlarına doğru piyasaya çıktı, bunun hemen üzerine gelen bir kaç şiddetli performans ise grubun Avrupa ve Amerika’daki ününün patlamasına yol açtı. Grup 1984’te prodüktör Flemming Rassmussen ile ikinci albümleri üzerine çalışmak için Kopenag’taki Sweet Silence Stüdyolarına gitti. ‘Ride The Lightning’ gösterdi ki Metallica asla tek albümlük, sıradan thrash gruplarından biri olmayacaktı. Bu albümden sonra grup "Elektra" şirketinin bir numaralı hedefi haline geldi. 1984 sonbaharında karşılıklı anlaşmalar yapıldı ve grubun ünü engellenemez bir şekilde yükselmeye devam etti.
Grup 1985’te aynı stüdyolara geri dönüp ‘Master of Puppets’ı kaydetti. L.A’de Michael Wagner ile mixleri yapılan albüm 1986 başlarında piyasaya çıktı. Albümün hemen sonrası gruba, Ozzy Osbourne ile bir tur kazandırdı ki bu tur grubun ne kadar hayranının oluştuğunun kanıtı olacaktı. Grup her geçen gün hedeflediği gerçeğe daha çok yaklaşıyordu; tüm dünyada en iyi olmak!
27 Eylül 1986’da, kurulan hayaller birden paramparça oldu.. İsveçin herhangi bir yerinde seyahat eden grup otobüsü yoldan çıkarak kaza yaptı ve Cliff Burton öldü..Grubun müziğinin gelişmesi için ortaya koyduğu filozofik çalışmalar, müzikal teorilerin yanı sıra Hetfield’in kişisel olarak kendini geliştirmesinin en büyük yardımcısıydı. Metallica’yı Cliff’siz düşünmek imkansızdı.. Yas döneminin ardından Lars, James ve Kirk tekrar savaşmaya karar verdiler.. Yaklaşık 40 aday arasından seçilen Floatsam an Jetsam’ın elemanı "Jason Newsted" grubun yeni bas gitaristi oldu. Dörtlü hemen bir tura çıktı ve ardından kendi parçalarının yeniden düzenlemesi olan ‘Garage Days Re-Revisited’ adlı EP’yi kaydetti. 1987'de ise unutulmayacak bir saygı ve vefa örneği gösteren grup ölen arkadaşları Cliff Burton için 86 Long Island konseri görüntülerinden oluşan Cliff'em All adlı videoyu yaptı..
Jason’un gruba iyice yerleşmesinden sonra grup dördüncü albümleri "…And Justice For All"'ı Ağustos 1988’de piyasaya çıkardı. Ürküten patlama bir anda gerçekleşti ve albüm Amerika listelerinde 6. sıraya yerleşti ve en iyi Metal/Hard Rock albümü dalında Grammy adayı oldu. Grup Monsters Of Rock festivalinde ana grup olan Van Halen’ı tam anlamıyla ezdi geçti ve dünya turu için yola çıktı. Aynı zamanlarda grup nihayet “one”a anti-video diye adlandırabileceğimiz bir video çekti.
1991’de Metallica kendi adlarını taşıyan ‘Black’ albümünü piyasaya çıkardı ve artık grubun şöhreti dünyayı aşmıştı. Yeni prodüktör Bob Rock ile yaptıkları bu albüm, önceki albüme göre daha kısa şarkılar, daha dolu bir ses ve daha basit düzenlemelerden oluşmuştu. Albüm birden dünyanın heryerinde bir numaraya oturdu ve dünya çapında 15 milyon kopya sattı, üzerine yetmedi aralarında Grammy ve MTV/AMA’nın da dahil olduğu bilmem kaç ödül aldılar..
Yeni albüm dört senelik bir aradan sonra günışığı gördü. California, The Plant in Sausalito’da kaydedilen albüme grup “Load” adını verdi. Metallica’nın şu ana kadar yaptığı en uzun albüm olan “Load” 14 parçadan oluşuyordu ve gruptaki gözle görülür değişikliklerin başlangıcıydı. Tabi bu albüm de Bob Rock’ın ellerinden geçti. Üzerinde tartışılan birçok parçadan sonra ikinci albüm “ReLoad” olarak 1997’de piyasaya çıktı. The Load turları, teknolojinin her nimetinden faydalanılmış kurgusuyla, çift sahnesiyle, insanları ruhen, bedenen kuşatmış ve asla unutulamayacak 2 saat olarak metal tarihine geçti. İnsanların Metallica için olan endişeleri bir anda uçup gitti. Albüm asla ‘Black’in başarısını yakalayamadı ve zaten iki albüm karşılaştırılmamalıydı da. ‘Load’ kendi doğruları içinde en iyisiydi..
1998 senesinde grup, eski işlerini tekrar ortaya dökme kararı alarak 11 parçalık bir cover albüm için tekrar stüdyoya girdi ve ortaya iki cdlik Garage Inc. çıktı. Albüm tam anlamıyla Metallica’nın başarısının tekrar gözler önüne serilmesi amaçlıydı. Grubun içindeki müzik ateşi hala yanıyordu ve bunu da 1999 yılında kantıladılar; grup San Francisco Senfoni Orkestrasıyla beraber çalacaktı.. Her ne kadar çalınacak parçalar henüz kararlaştırılmadıysa da bu albüm ‘Master Of Puppets’ gibi şarkılara daha senfonik, öncekinden daha güçlü bir hava kazandırdı. Düzenlemeler, kayıt aşaması, o, bu derken Metallica 1999 sonlarına doğru S&M adlı albümü piyasaya çıkardı...
2001 yılında ortaya çıkan bazı dedikodular sonunda Jason Newsted gruptan ayrıldı. Grup şunu farketti ki kişisel ve müzikal alandaki ilişkiler üzerine daha fazla çalışmak gerekiyordu ve sonuç olarak 2001 yılının ilk yarısını bunlar üzerine çalışarak geçirdiler. Grup The Presidio adı verilen eski bir kışlaya yerleşti ve bas gitarist bulmak için acele etmeme kararı aldı ve provalar sırasında bas gitarı prodüktör Bob Rock üstlendi..
2001’in ortasında James Hetfield rehabilitasyon ihtiyacı hissetti ve bir süre dinlenmek için kendi köşesine çekildi. Aylar boyunca Metallica üyeleri kendilerini ve grubu sorgulamak, değerlendirmek için bolca zaman buldular. Aradan geçen onca zaman sonunda grup tekrar toplandı ve birbirlerine olan saygının ve takdirin her zamankinden daha derin ve güçlü olduğunu farkettiler. Artık yeni albüm için çalışmanın zamanı gelmişti..
Grup, 2002 senesinde, yeni karargahında ‘St Anger’ albümü için hazırlıklara başladı. Başlayan bu erken çalışma, gruba geniş düşünce ve ifadelerinde kolaylık sağlarken hiçbiri ‘St Anger’ın bu kadar hırslı ve sert olabileceğini düşünmemişti. Bob Rock’ın her zamanki teşvik ve desteğiyle şarkı sözleri tüm grup elemanları tarafından yazıldı.
Metallica gururluydu, kendinden emindi, minnettardı, alçak gönüllüydü, açtı, sinirliydi ve mutluydu. Gergin? Tabi ki, ama bu iyi birşeydi, grubu yeni yerlere ve daha yaratıcı eserlere sevkediyordu.. En önemlisi grup zevk alıyordu..
2002 sonbaharında grup artık yeni bir bas gitarist edinmenin zamanının geldiğine karar verdi. Bir kaç birebir görüşme, kişisel başvurular ve benzeri işlerden sonra eski Suicidal Tendencies/Ozzy Osbourne/Infecious Grooves bas gitaristi Robert Trujillo Metallica’ya katıldı. Yedek olarak değil, kiralık olarak değil, işe alınmış bir bas gitarist olarak değil, gruptan biri olarak kabul edildi. Rahatlığı, mutluluğu, sıcaklığı, 15 senelik tecrübesi Robert’ı doğal bir seçim haline getirdi.
Siz bunları okurken "St Anger" bitmiş olacak, beklentiler, ulaşılan yerler, kazanılan başarılar her grubun elde edemeyeceği türden şeyler. Onlara bakın, dinlenmiyorlar. Lars, Kirk, Robert ve James çocuklar gibi heyecanlılar, bu adamlar akşam evde oturup birilerinin müzik yapmasını beklemiyor, bekleyemezler! Metallica; artık yeni bir boyuta ilk adımını atmış durumda…
Ve bu efsane kesinlikle devam edecek..
Elemanlar :
Vokal/Gitar: James Hetfield
Gitar: Kirk Hammett
Bas Gitar: Robert Trujillo
Bateri: Lars Ulrich
Sistem açıklarının kapatılması
1- PORT KULLANIMI : Portlarin mantigini kavrayan birisi baglanti noktalarinin ne denli onem tasidigina vakiftir.Listening durumda olan bir port,o port’a baglanmak icin yazilmis bir tojan icin guzel bir kapidir.
Port numaralari icin >> http://www.iana.org/assignments/port-numbers
Ilk kurulum sonrasi XP isletim sistemi SP2 ve sonrasi yamalar yuklu olsa dahi bazi portlarini acik olarak verecektir.Simdi sisteminizde C:\netstat -an yazarak “listening” “Syn_Sent” “Established” durumlarina bakabilirsiniz.
Asagidaki ornek yapi uzerinden bazi islemler yapacagiz.
C:\>netstat -an
Etkin Bağlantılar
İl.Kr. Yerel Adres Yabancı Adres Durum
1- TCP 0.0.0.0:1039 0.0.0.0:0 LISTENING
2- TCP 0.0.0.0:1040 0.0.0.0:0 LISTENING
3- TCP 10.0.0.3:1951 207.46.1.9:80 ESTABLISHED
4- TCP 10.0.0.3:1999 64.233.161.99:80 ESTABLISHED
5- TCP 10.0.0.3:1978 66.249.93.104:80 ESTABLISHED
6- TCP 10.0.0.3:1984 18.7.22.69:80 ESTABLISHED
7- TCP 10.0.0.3:1995 64.233.183.99:80 ESTABLISHED
8- TCP 10.0.0.3:1996 64.233.183.99:80 ESTABLISHED
9- TCP 10.0.0.3:1997 64.233.183.99:80 ESTABLISHED
10-TCP 127.0.0.1:1036 0.0.0.0:0 LISTENING
11-TCP 127.0.0.1:1067 127.0.0.1:1068 ESTABLISHED
12-TCP 127.0.0.1:1068 127.0.0.1:1067 ESTABLISHED
“Listening” = 1 nolu satirda sistemimize ait 1039 nolu port dinleme durumunda,Yabanci adresten gelecek baglanti istegini kabul edecek ve baglanti kurulacaktir.
“Established” = Kurulu olan mevcut baglantilarimizdir.Ornek olarak 4 nolu siraya bakabilirsiniz.Sistemime ait olan 10.0.0.3 ip adresim 1999 nolu portumu kullanarak yabanci adres olan 64.233.161.99 [Google] ile ona ait 80 nolu portla iletisim kurmus.
Birde sys_sent durumu vardır.Bu da bizim veya uzak pc nin baglanti kurma istegi gonderdigi anlamindadir.
Simdi sisteminde netstat -an sonucu acik olan portlarinizi nasil kapayacaginizi anlaticam.Sisteminizde bir firewall kurulu oldugunu varsayiyorum.Firewall ilk kurulumda genel portlari kapar ve sizin her islem yaptiginizda sorar baglanti istegine izin veriyormusun diye.Sizde politikanizi olusturur ve sureci isletirsiniz.Fakat genel olarak 135,137,138,139,445 vs portlariniz aciktir.Bu portlar en cok saldiri alan ilk 10 Port arasindadir ve Listening durumunda olduklari icin gelen baglanti istegini (Syn_Sent) kabul ederler.
Su sayfadaki portlara bir goz atin ve saldiri alan top portlari gorun ; http://isc.sans.org/top10.php
http://www.dshield.org/topports.html
Oncelikle 139 nolu port ile baslayalim.NetBıos yoluyla rahatlıkla size erişim saglarlar.1-2 populer oyuncakla bunlar kolaylikla yapilir.Yerel ag baglantisi\Ozellikler\Internet Iletisim kurallari(TCP/IP) ye cift tiklayin\Gelismis\WINS\En altta devre disi biraki isaretleyin.
135 nolu port :Regediti acin.. HKLM\Software\Microsoft\Ole.. Yan tarafta EnableDCOM verisini cift tiklayin ve icerisini N olarak degistirin.Bos alanda sag tiklayin.Yeni\Dize degeri olusturun.Icerisine EnableRemoteConnect yazin,deger verisi olarak yine buyuk N yazin.
Bir üst basamakta RPC yi acin (HKLM\Software\Microsoft\RPC) sag tarafta DCOM Protocols girdisini cift tiklayin ve ncacn_ip_tcp adli veriyi silin,digerlerine dokunmayin.
445 nolu port : HKLM\System\CurrentControlSet\ Services\NerBT\Parameters.. sag tarafta TransportBindName i cift tiklayin ve icerisindeki -Device- girdisini silin.
21,23,25,110,1026,38566, nolu portlar: Bunlarda açık varsa Firewall uzerinden rahatlikla kapayabilirsiniz.
REGEDIT ACIKLARINI KAPAMA : Sistemin tum isleyisinin bir nevi kontrol merkezidir regedit.Her islem onceden tanimlidir icerisinde ve islemler sistem kurulumunda bazi aciklari beraberinde getirir.Gereksiz baglanti,bildirim,erisim vs gibi kisimlar kullanilmadigi takdirde guvenlik alaninda aciklara sebep olacaktir.Şimdide default regedit/dizin erişim yollarinin onunu tikayarak sistemi bir nebze daha iyilestirecegiz
// Bu islemlerinizi yapmadan once regedit.exe nin bir kopyasini alin ve baska bir yere tasiyin.Olasi yanlis girisleriniz sonucu Safe Mode dan geri yuklersiniz.Sistem yedeginizide alin.. Regedite yanlis giris hata kabul etmez ve sistem tekrar acilmaz.
** Lamerlerin oyuncaklarina karsi savunma : DDos türevi baglanti istekleri gonderen kisinin bu hareketine karsi ;
HKLM\SYSTEM\CurrentControlSet\ Services\Tcpip\Parameters
EnableICMPRedirect”=dword:0000 0000
EnablePMTUDiscovery”=dword:000 00000
EnablePMTUBHDetect”=dword:0000 0000
PerformRouterDiscovery”=dword: 00000000
EnableDeadGWDetect “=dword:00000000
NoNameReleaseOnDemand”=dword:0 0000001
SynAttackProtect”=dword:000000 02
KeepAliveTime”=dword:000493e0
TcpMaxHalfOpen”=dword:00000064
TcpMaxHalfOpenRetried”=dword:0 0000050
TcpMaxPortsExhausted”=dword:00 000005
TcpMaxConnectResponseRetransmi ssions”=dword:00000003
ayarlarini bu sekle getiriniz.Firewall kullanicilari eger dogru congiguration yaptiysaniz bunu sizin yerinize program otomatik olarak yapacaktır.
** Uzaktan yardimi kapatma :
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\Control\Terminal Server
fAllowToGetHelp”=dword:0000000 0
fDenyTSConnections”=dword:0000 0001
Bunun disinda uzaktan yardimin kullandigi portuda degistirebiliriz.Boylece istekler cevapsiz kalacaktir.
** Ag icinde olanlar icin erisim kisitlamalari :
– Anonim kullanici erisimini sinirlar.Kullanicilar sistemdeki dosyalarinizi goremez.
[HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\Control\Lsa]
restrictanonymous”=dword:00000 001
– Ag Uzerindekilere paylasimi kapatir
HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows\CurrentVersion\ Policies\Explorer
NoRecentDocsNetHood”=dword:000 00001
YONETIM KONSOLU AYARLARI / Group Polıcy : Bu konsoldan bilgisayara ve kullanicilarina ait erişim kısıtlamalarını ve düzenlemelerini yapabilirsiniz.Emın olmadiginiz kisimlara dokunmayin.Olasi sistem hatasi yanlis girisleriniz sonucu meydana gelebilir.
** Bilgisayar Yapılandirmasi/Windows Ayarlari/Guvenlik Ayarlari/Yerel Ilkeler/Kullanici Haklari Atamasi..
Bu kisimda erisim ilkeleri belirlenir.Daha once buralari degistirmemis arkadaslar emin olmadiklari kisimlari degistirmesinler!
Sag blokta nesnelere kimlerin erisebilecegi belirli default olarak.Bazi kisitlamalar yapmak gerek buradada.Ornek olarak ; Bu bilgisayara ag uzerinden erisime izin verme.. Uzaktaki bir sistemden oturum kapatmaya zorla.. Bu bilgisayara ag uzerinden erisime izin verme (LAN)
Bilgisayar Yapılandirmasi/Windows Ayarlari/Guvenlik Ayarlari/Yerel Ilkeler/Guvenlik Secenekleri..
Bir kac ornek veriyorum yine.Gerisini siz kendi politikaniza gore belirleyin.
Uzaktan erisilebilir kayit defteri yollari,
Adsiz kullanicilara everyone izinleri uygulansin,
Adsiz baglanabilecek Paylasimlar.
…….
** Bilgisayar Yapılandirmasi/Yonetim Sablonlari/Windows Bilesenleri.. Altta bulunan ara birimler icerisinde yapılandırma yapıcaz.
- NetMeeting :Devre dışı
- Internet Explorer :Internet Denetim Masasi/Guvenlik Sayfasi/Internet Bolgesi..
Not:Sadece bu ayarlarin hepsini yapmaniz durumunda actiginiz sayfalarda sikintilar yasayabilirsiniz.Login problemi,hareketli sayfalarin goruntulenmemesi vs.. Sayfa interaktifligini yitirir fakat hiç bir zararlininda yuklenmesine izin vermez.Yuksek onem arz eden girislerinizde bu ayarlari kullaniniz,iclerinde uygun olani belirleyin.
Sag tarafta bulunan Java: Devre Dışı,
Imzasiz AktiveX Yuklemnemsi :Devre Dışı
Aktivex Denetimlerini ve eklentilerini çalıştır :Devre dışı
Java Programciklarinin Calistirilmasi : Devre Dışı
…… Sayfadan uygun olanlari seçin.
- Terminal Hizmetleri : Terminal hizmetleriyle kullanıcıların baglanabilirligi :Devre Dışı
Sadece bu ayari yapmaniz yeterli.Digerleri erisim izni olmadigindan zaten gecersiz kalir.
** Bilgisayar Yapışandirmasi/Yonetim Sablonlari/Sistem/…
Uzaktan Yardim :Ikisinide devre disi yapin
Uzaktan Yordam Çagrisi (RPC) : Devre Disi
Internet Iletisim Yonetimi : Internet iletisimini kisitlayi etkin yaparak bir ustteki klasore giriyoruz.Klasorun iceriginin tamaminin ETKIN oldugunu goreceksiniz.Isteginize gore kapayip acabilirsiniz.
** Bilgisayar Yapışandirmasi/Yonetim Sablonlari/Ag/Windows Guvenlik Duvari/Etki Alani Profili..
XP nin dahili firewallinida kullanan icin :Yapilandirmalarin aciklama kisimlarini okuyarak etkinlestirebilir veya kapayabilirsiniz.
Tum ag baglantilarimi Koru: Etkin
Uzak masa Ustu Ozel Durumuna Izın Ver: Devre Disi
Dosya ve yazici paylasimi ozel durumlarina izin ver:Devre Dısi
Uzaktan Yonetim Ozel durumuna izin ver :Devre Disi
……..
Ayarlarinizin tamamini kontrol edin.Bu ayarlar etki alani icerisinde gerceklesir.Bir altta Standart profil kisminada ayni secenekleri secerek uygulayin
- Yazicilar : Eger yaziciniz varsa ve ag ici kullanimi soz konusuysa bu kisimda Web tabanli yazdirmayi devre disi birakin.Default bırakılan Printer şifreleri şirketleri büyük sıkıntıya sokacaktır.Bir kaç örnek vermek gerekirse ;
http://137.113.129.14/ews/index.htm >> Washington & Lee Universitesi
http://146.6.127.19/ews/index.htm >> Texas Universitesi ,Austin
http://sur02.ferris.edu/ews/index.htm >> Ferris Devlet Üiversitesi
Saldırgan nmap ve türevi tarayıcılarla baglı bulunduğu portu bulup telnet baglantısı kurmaya çalışacaktır.Default bırakılan passwordlar ile uzaktan tüm erişim saglanacaktır.
** Kullanici Yapilandirmasi :
Yönetim sablonlari : Bu kisimdaki basliklardan sisteminizdeki diger kullanicilar icin kisitlamalar yapabilirsiniz.Bilgisayar yapilandirmasindaki ayarlarimizi buradada uygulayin.
BILGISAYAR YONETIMI : Bu kisma bilgisayarim ikonuna sag tiklayarak yonet seceneginden girebilirsiniz.
- Sistem araclari/Yerel Kullanicilar ve Gruplar..
Users kismindan Guest,Help Assistant vs kullanicilari kapayabilirsiniz.Ayni sekilde Gruplar basligindanda istemediginiz erisimleri kisitlayabilirsiniz.Cmd den Net user i kullanip oradaki support u silerseniz ekranda daima hata mesaji alirsiniz.Bu kisimdan kapatirsaniz sistemde herhangi bir hata olusmaz.Kapattiktan sonra cmd de support,help vs gorunmeside bir seyi ifade etmez.Yonetim konsolundan kapatilirsa erisimleri kapanir.
- Hizmetler ve Uygulamalar\Hizmetler : Bu kisimda sistem uzerinde calisan sevislerin erisimlerini kisitlayalim.Mesela TCP/IP NetBıos Yardımcisi.. Uzaktan erisim baglanti yoneticisi.. Uzaktan kayit defteri vs.. Uzak erisimleri kisitlayin.
COOKIE YONETIMI : Icerige basit olarak degineyim.Cookie (cerez) genel olarak bir siteye baglanti yaptiginizda sizin bilgisayariniza yukledigi dosyadir.Siz üyesi olduğunuz bir siteye her girisinizde sisteme en son hangi tarih ve saatte girdiginizi gorursunuz,hatta tıkladığınız linkleri bile belirgindir.Sisteme eristiginizde cookie nize sistem tarafindan bir ID atanacak ve bu sizin bir nevi kimlik kartiniz olacaktir.Daha once hic o siteye girmemis birisi ilk girisinde site tarafindan rastgele bir ID ile tanimlanir.Eger daha once giris yaptiysa ,girisde sitenin database de karsiligina gelen cookie bulunur ve sistem kullaniciyi tanir.Saat tarih vs bilgiler boyle bilinir.Login olurken beni hatirla secenegini tiklayanlarin cookie sine sabit bir ID atanir ve her giriste bu ID kullanilir.Siz sifre&kullanici adi girmezsiniz.Sizin bilgisayardaki cookie baska biri tarafindan ele gecirilirse sizin ID ile sisteme erisim saglayabilir.Korunmak icin bazi seyleri yapmamiz gerek.Simdi bunlara bakalim.
Kullanici tercihlerine gore reklam gorme nette hepimizi ilgilendirir.Siz devamli arastirmalar yaptiginiz bir konu ile alakali reklamlari baska sitelerde gorebilirsiniz.Bu reklam size ozeldir.Sizin tercihleriniz bilinir ve buna uygun reklam verilir.Bu da olayin farkli bir boyutu fakat sirketlerin para kazanma mantıgına dair guzel bir bilgidir.Cookiler yasa dışı olarak el değiştirir ve reklam şirketleri kullanicilarin tercihlerine göre reklam sunarlar.
Bunun icin oncelikle cookie lerin oldugu klasoru salt okunur olarak ayarlamaliyiz.Bu yontemle siteler cookielere ulasabilir fakat uzerine yeni bilgi ilave edemez.Bunu IE kullananlar Internet Secenekleri/Gizlilik uzerinden uygulayabilir.Firefox kullanicilari Araclar/Secenekler/Gizlilik/Cerezler Basligindan gerekli duzenlemelerini yapabilir.Ucuncu kisilerin cerez birakmalarini engelleyin.Ayrica firefox u acin ve arama cubuguna “about:config” yazin.Buradanda kendi seceneklerinizi belirleyin.
Tarayicinizin ayarlarinda bulunan Java ,JavaScript ve AktiveX düzenlemelerini kesinlikle yapin.Bunlarin acik olmasi sizin sistem uzerinde yaptiginiz tum ayarlari ve firewall u bir kenara itip url uzerinden kod calistirilmasina ve cookie bilgilerinizin baska yerlere ulasmasina olanak tanir.
PROGRAM DUZENLEMELERI :
Farkli amaclar dogrultusunda kurdugunuz programlarin nerelere bilgi gonderdigi,hangi portlarinizi actigini hangi kisimlara erisim sagladigini belirlemeniz gerek.PC niz icin hayati oneme sahip regedit,her program kurulumundan sonra yeni eklemelerle yeniden duzenlenir.Mesela bir AV programi kurdunuz fakat bunun sistem acilisinda calismamasini istiyorsunuz.Bunu düzenlemenin yollari malum bilinir herkesce.Msconfig veya Regeditteki Run klasoru altindan degistirebilirsiniz.Fakat bunlari her an gorme fark etme durumumuz yok.Bunun icinde regedit uzerindeki degisiklikleri kontrol edebilen bir program kurmaliyiz.Bildiginiz gibi her yuklenen program Regedite kayit yapar kendini.Mesela Trojanlar,keyloggerlar.. Sistemde calisan bir Regedit koruyucu program trojanin veya baska zararlinin yuklenmesini engelleyecek ve size uyari verecektir.xxx programi xxx dizinine yuklendi,kabul ediyormusunuz diye.
AV programina guvenen veya Firewall dan bir sey gecmez diyenler tekrar dusunmeli ve regedit protector turevi programlari kullanmalidir.Tabiri caizse ev yapimi ve anti-viruslere yakalanmayan onlarca trojan ve keylogger var ve hala birilerinin bilgisayarindan bilgi caliyorlar.Cagirdiginiz bir sayfadan veya kurdugunuz bir programdan rahatlikla yuklenir ve AV zararliyi DB sinde gormedigi icin uyari vermez.
Ülken ARDA
29 Ağustos 2007 Çarşamba
Google Earth 4.2.0181
Dünya haritasından çok öte olan Google Earth ile dünya artık küçülecek...
http://www.gezginler.net/modules/mydownloads/visit.php?lid=1621
21 Ağustos 2007 Salı
19 Ağustos 2007 Pazar
Tristania

1997 - Tristania (Demo)
http://rapidshare.com/files/37628192/1997_-_Tristania__demo_remake_.rar
Pass: sigmametal.blogspot.com
1998 - Window's Weed
http://rapidshare.com/files/20451986/Widow_s_Weeds__1998_.zip
1999 - Beyond the Veil
http://rapidshare.com/files/5737402/Tristania_-_Beyond_the_veil.zip.html
2001 - World Of Glass
http://rapidshare.com/files/7079779/Tristania_-_World_Of_Glass.rar
2005 - Ashes
http://rapidshare.com/files/7368213/Tristania_-_Ashes.rar
2007 - Illumination
http://rapidshare.com/files/37657278/Illumination_2007.rar
Pass: www.mediaportal.ru
18 Ağustos 2007 Cumartesi
Korn

(1994) Korn
http://rapidshare.com/files/4927913/Korn_Korn_www.bunalti.com-upload_by_plague.rar
(1996) Life Is Peachy
http://rapidshare.com/files/4925469/Korn_Life_is_Peachy_www.bunalti.com-upload_by_plague.rar
(1998) Follow The Leader
http://rapidshare.com/files/4928577/Korn_Follow_The_Leader_www.bunalti.com-upload_by_plague.rar
(1999) Issues
http://rapidshare.com/files/4925795/Korn_Issues_www.bunalti.com-upload_by_plague.rar
(2002) Untouchables
http://rapidshare.com/files/4933630/Korn_Untouchables_www.bunalti.com-upload_by_plague.rar
(2003) Take A Look In The Mirror
(2004) Greatest Hits Vol. 1
http://rapidshare.com/files/4943453/KoRn-Greatest_Hits_Vol._1.rar
(2005) See You On The Other Side
(2006) Live & Rare
http://rapidshare.de/files/19226484/kornrare-Zona.ws_Tune4me.com.rar


